Sıfırdan web sitesi açma sürecinde insanların takıldığı yer, aslında hiçbir zaman "hangi hizmeti alacağım" olmuyor. Alan adı, hosting, SSL, tasarım, e-posta — bu listeyi herkes bir yerlerde görüyor. Asıl kilitlenme şurada yaşanıyor: bunları hangi sırayla alacaksınız? Tasarımcıya para verip site hazırlattınız ama alan adı henüz kimsenin üzerinde değil. SSL sertifikası satın aldınız ama alan adının DNS'i hâlâ eski yere bakıyor, sertifika doğrulanamıyor. Kurumsal e-posta adresi açtınız, üç gün boyunca hiçbir mail gelmiyor çünkü MX kaydı hiç girilmemiş. Bunların hepsi sıra hatası; hizmet eksikliği değil.
Bu yazıda web sitesi kurulum adımlarını, birbirine bağımlılıklarıyla birlikte tek bir zincir hâlinde vereceğim. Yani sadece "neler gerekli" değil, "X yapılmadan Y yapılamaz, çünkü şu teknik nedenle" düzeyinde. Yıllardır ilk sitesini açan insanlarda gördüğüm tıkanmaların neredeyse tamamı bu bağımlılıkları bilmemekten çıkıyor. Aşağıdaki sırayı takip ederseniz, bir adımda bekleyip diğerine geçemediğiniz hiçbir an olmayacak.
Bir Web Sitesini Yayına Almak İçin Gerçekte Ne Gerekir#
Yayına alınmış bir sitenin arkasında en az beş ayrı bileşen vardır ve bunların üçü birbirinden bağımsız satın alınabilir, ikisi ise bir öncekine bağlıdır.
| Bileşen | Ne işe yarar | Bağımlı olduğu adım | Aktifleşme süresi |
|---|---|---|---|
| Alan adı | Sitenin adresi (ornek.com) | Yok — ilk adımdır | 5 dk – 24 saat (.tr'de belge istenirse daha uzun) |
| Hosting / sunucu | Dosyaların ve veritabanının durduğu yer | Yok — paralel alınabilir | Anında (ödeme sonrası otomatik) |
| DNS bağlantısı | Alan adını sunucuya yönlendirir | Alan adı + hosting | 15 dk – 24 saat (propagasyon) |
| SSL sertifikası | HTTPS kilidi | DNS bağlantısı tamamlanmış olmalı | 1 – 15 dk (doğrulama geçtikten sonra) |
| Kurumsal e-posta | [email protected] yazışması | DNS + MX kaydı | 15 dk – 24 saat |
| Site içeriği / tasarım | Ziyaretçinin gördüğü şey | Hosting hazır olmalı | Değişken |
Bu tabloyu ezberlemek yerine tek bir cümleye indirgeyin: alan adı ve hosting paralel alınır, geri kalan her şey ikisinin birbirine bağlanmasını bekler. SSL de e-posta da tasarım yayını da bu bağlantının üzerine oturur.
Hangi Adım Hangisine Bağlı: Bağımlılık Zinciri#
Sırayı bozan üç klasik hatayı burada baştan söyleyeyim, çünkü bu yazının varlık sebebi bunlar:
- SSL'i alan adından önce almak. Sertifika bir alan adına düzenlenir. Alan adı sizin üzerinize kayıtlı değilken, ya da DNS'i henüz sunucunuza bakmıyorken, doğrulama (HTTP-01 veya DNS-01) başarısız olur. Let's Encrypt terminalde şu hatayı verir:
Challenge failed for domain ornek.com
Type: unauthorized
Detail: Invalid response from http://ornek.com/.well-known/acme-challenge/...
Bu hata "sertifika bozuk" demek değildir; "bu alan adı henüz bana bakmıyor" demektir.
-
Nameserver değişikliğini son güne bırakmak. DNS değişikliği anında olmaz. Eski kaydın TTL süresi kadar dünyanın bir kısmı eski adresi görmeye devam eder. Lansman günü sabahı nameserver değiştirirseniz, o gün siteniz bazı ziyaretçilerde açılmaz.
-
E-postayı en sona bırakmak. MX kaydı da bir DNS kaydıdır ve o da propagasyon süresine tabidir. Site açıldıktan sonra e-postaya başlarsanız, açılış duyurusunu yaptığınız gün gelen cevaplar boşluğa düşer.
Bu üç maddenin ortak paydası şu: DNS, sistemin en yavaş parçasıdır ve en erken dokunmanız gereken yerdir. Kayıtların TTL değerini değişiklikten birkaç gün önce 300 saniyeye düşürürseniz geçiş çok daha hızlı tamamlanır; yine de planlama yaparken 24 saat tampon bırakın. Propagasyon süresi yazısı bu hesabı ayrıntılandırıyor.
Adım 1: Alan Adını Almak#
İlk adım her zaman alan adıdır, çünkü zincirin geri kalanı ona düzenlenir. Sertifika ona kesilir, e-posta ona kurulur, DNS kayıtları onun altında tutulur.
Seçerken pratikte üç şeye bakın: yazımı telefonda tarif edilebilir olsun, uzantısı hedef kitlenize uygun olsun (Türkiye'de satış yapıyorsanız .com ve .com.tr birlikte alınır), ve marka olarak kullanacaksanız benzer yazımları da rezerve edin. Kısa ve tek parçalı adlar, uzun tamlamalardan her zaman daha iyi taşınır.
Kayıt sırasında iki teknik detayı atlamayın:
- WHOIS gizliliği: kişisel adres ve telefonunuz aksi hâlde herkese açık sorgulanabilir hâle gelir. Şirket adına alıyorsanız zaten ticari bilgi olduğu için sorun değil, şahıs adına alıyorsanız açık bırakmayın.
- Otomatik yenileme: en çok kaybedilen alan adları, unutulan yenilemelerdir. Kart bilgisini tanımlayın ve yenileme uyarı e-postasının gittiği adresi, o alan adının kendi e-postası yapmayın. Alan adı düşerse uyarıyı da alamazsınız.
.tr uzantılarında (.com.tr, .org.tr gibi) belge süreci olabileceği için bu adımı en az bir hafta önceden başlatın.
Adım 2: Hosting veya Sunucu Seçimi#
Alan adı beklerken hosting tarafını paralel ilerletebilirsiniz; ikisi arasında bağımlılık yoktur. Karar üç sorudan çıkar:
Ne kuracaksınız? WordPress, WooCommerce, Laravel gibi PHP tabanlı bir şey ise paylaşımlı hosting fazlasıyla yeter. Kendi Node.js/Python servisinizi çalıştıracaksanız, arka planda kuyruk işleyecekseniz veya root erişimi isteyen bir yazılım kuracaksanız sanal sunucu tarafına bakmanız gerekir.
Ne kadar trafik bekliyorsunuz? Yeni açılan bir sitede günlük ziyaretçi genelde üç haneli sayılarla başlar. "Büyürsem yetmez" korkusuyla ilk günden sunucu kiralamak, yönetim yükünü de üstlenmek demektir — güncelleme, güvenlik duvarı, yedek, hepsi sizin işiniz olur.
Kim yönetecek? Paylaşımlı hostingte işletim sistemi güncellemesi, PHP sürümü, güvenlik yamaları sağlayıcının işidir. Sunucuda tamamen sizin. Bu ayrımı satın almadan önce netleştirin; sonradan yaşanan en yaygın hayal kırıklığı buradan çıkar.
İlk site için tavsiyem nettir: paylaşımlı hostingle başlayın, gerçek trafik verisi oluşunca taşıyın. Taşıma işlemi ilk günden yanlış paket almaktan çok daha ucuza gelir. Paket karşılaştırırken disk boyutundan çok, aylık işlem gücü (CPU/inode) limitlerine bakın — sitenin duvara çarptığı yer neredeyse her zaman orasıdır.
Adım 3: Alan Adını Hostinge Bağlamak#
Bu, tüm sürecin bel kemiği ve en çok yanlış yapılan adım. İki yöntem vardır ve ikisi birbirinin alternatifidir, ikisini birden yapmayın.
Yöntem A — Nameserver değiştirme (tavsiye edilen). Alan adı panelinizde nameserver alanına hosting sağlayıcınızın verdiği iki kaydı yazarsınız:
ns1.saglayici.com
ns2.saglayici.com
Bundan sonra A kaydı, MX kaydı, TXT kaydı gibi her şey hosting panelinizden (cPanel → Zone Editor) yönetilir. Yeni başlayan biri için doğru olan budur, çünkü tek yerden yönetim demektir. Adımların ekran görüntülü anlatımı nameserver değiştirme yazısında.
Yöntem B — A kaydı yönlendirme. DNS'i mevcut yerinde bırakıp sadece IP'yi işaret edersiniz:
@ A 203.0.113.10 3600
www A 203.0.113.10 3600
Bu yöntemde MX, SPF gibi kayıtları da elle o panelde tanımlamanız gerekir; unutulursa e-posta çalışmaz.
Değişiklikten sonra doğrulama yapın, tahmin yürütmeyin:
dig +short ornek.com A
dig +short ornek.com NS
Çıktı sizin sunucunuzun IP'sini gösteriyorsa bağlantı tamamdır. Hâlâ eski değeri görüyorsanız bekleyin; tarayıcıyı yenilemek işe yaramaz, çünkü sorun tarayıcıda değil DNS önbelleğindedir. Windows'ta ipconfig /flushdns, macOS'ta sudo dscacheutil -flushcache komutu yalnızca kendi bilgisayarınızın önbelleğini temizler, dünyanınkini değil.
Adım 4: SSL Sertifikasını Kurmak#
SSL adımı DNS bağlantısı tamamlandıktan sonra yapılır; öncesinde denerseniz doğrulama başarısız olur. Sıralamanın teknik nedeni şu: sertifika otoritesi, o alan adının gerçekten size ait olduğunu ya alan adına HTTP isteği atarak ya da bir TXT kaydı okuyarak doğrular. İkisi de DNS'in doğru yere bakmasını gerektirir.
Paylaşımlı hosting kullanıyorsanız işlem çoğunlukla otomatiktir: cPanel'de SSL/TLS Status ekranında alan adınızı seçip Run AutoSSL dersiniz, birkaç dakika içinde ücretsiz sertifika kurulur. Kendi sunucunuzdaysanız:
sudo certbot --nginx -d ornek.com -d www.ornek.com
Kurulum sonrası tek bir kontrol yeterlidir:
curl -sI https://ornek.com | head -1
HTTP/2 200 görüyorsanız sertifika ayakta demektir. Sertifikanın ne kadar geçerli olduğunu ve yenilenip yenilenmediğini görmek için:
echo | openssl s_client -connect ornek.com:443 -servername ornek.com 2>/dev/null | openssl x509 -noout -dates
Sertifika kurulduktan sonra HTTP trafiğini HTTPS'e zorlamayı unutmayın; aksi hâlde site iki ayrı adreste birden yayınlanır ve arama motorları bunu içerik tekrarı olarak görebilir. Ücretsiz sertifikanın nasıl çalıştığını ve otomatik yenileme mantığını Let's Encrypt ücretsiz SSL yazısında anlattım.
Adım 5: Siteyi Kurmak ve İçeriği Yüklemek#
Artık altyapı hazır; bu adımda ne kuracağınız tamamen projeye bağlı.
- WordPress: cPanel içindeki Softaculous üzerinden birkaç tıkla kurulur. Kurulum ekranında veritabanı adı, kullanıcı adı ve yönetici parolası sorulur — yönetici kullanıcı adını
adminyapmayın, bu tek başına kaba kuvvet denemelerinin yarısını çeker. - Statik site: HTML/CSS dosyalarınızı
public_htmldizinine yükleyin. FTP yerine SFTP kullanın. - Özel yazılım: deploy sürecinizi kurmadan önce bir hazırlık (staging) ortamı oluşturun.
Kritik nokta: canlı site üzerinde geliştirme yapmayın. Ziyaretçi gelmeye başladıktan sonra yaptığınız her denemeyi ziyaretçi de görür. Bir alt alan adında (test.ornek.com gibi) hazırlık ortamı kurup değişiklikleri önce orada denerseniz, ilerideki güncellemeleri korkmadan yaparsınız.
Bu adımda içerik tarafını da ihmal etmeyin: ana sayfa, hakkımızda, iletişim ve — Türkiye'de ticari faaliyet varsa — mesafeli satış sözleşmesi, gizlilik politikası, KVKK aydınlatma metni gibi zorunlu sayfalar yayın öncesi hazır olmalı.
Adım 6: Kurumsal E-Postayı Ayağa Kaldırmak#
E-posta, DNS'e bağlı olduğu için erken başlamanız gereken ikinci iş. Sıralaması şöyledir:
- Hosting panelinde e-posta hesabını oluşturun (
[email protected]gibi). - MX kaydının doğru sunucuya baktığını kontrol edin:
dig +short ornek.com MX
- SPF kaydını ekleyin — bu olmadan gönderdiğiniz maillerin çoğu spam klasörüne düşer:
@ TXT "v=spf1 a mx ~all"
- DKIM imzasını panelden aktif edin, ardından DMARC kaydını ekleyin:
_dmarc TXT "v=DMARC1; p=none; rua=mailto:[email protected]"
p=none ile başlayın; raporları görmeden reject moduna geçerseniz kendi meşru maillerinizi de düşürürsünüz. Üç kaydın birlikte nasıl çalıştığını SPF, DKIM ve DMARC yazısında adım adım açıkladım.
Yeni bir alan adından ilk gün toplu mail göndermeyin. Alan adının gönderim itibarı sıfırdan başlar; günde birkaç mailden başlayıp hacmi kademeli artırmak, ilk haftadan kara listeye düşmenin önüne geçer.
Adım 7: Yayın Öncesi Son Kontrol Listesi#
Yayına almadan önce şu sekiz maddeyi tek tek doğrulayın:
https://ornek.comvehttps://www.ornek.comikisi de açılıyor mu?http://adresleri otomatikhttps://'e gidiyor mu?- Tarayıcı konsolunda karma içerik (mixed content) uyarısı var mı?
info@adresine dışarıdan atılan test maili geliyor mu?- Siteden gönderilen form/kayıt maili Gmail'e ulaşıyor mu, spam'a mı düşüyor?
- 404 sayfası anlamlı bir sayfa mı, sunucunun çıplak hata ekranı mı?
- Yedekleme aktif mi ve bir kere geri yükleme testi yapıldı mı?
- Google Search Console doğrulaması yapıldı, site haritası gönderildi mi?
Yedekleme maddesini özellikle vurguluyorum: yedeği olduğunu sanıp geri yüklemeyi hiç denememiş insan sayısı, yedeği hiç olmayanlardan fazla.
Sık Yapılan Sıralama Hataları#
"Tasarımcı siteyi bitirdi ama alan adı yok." Geliştirme geçici bir adreste yapılabilir; ancak alan adı en geç geliştirme başlarken alınmalıdır, çünkü site içindeki bağlantılar, e-posta ayarları ve ödeme entegrasyonları alan adına göre yapılandırılır. Sonradan alan adı değiştirmek, WordPress'te veritabanı içinde arama-değiştirme yapmayı gerektirir.
"Nameserver'ı değiştirdim, site kapandı." Eski sunucudaki site, DNS yeni yere gidince erişilemez olur — çünkü yeni yerde henüz dosyalar yoktur. Doğru sıra: önce dosyaları ve veritabanını yeni sunucuya taşıyın, orada çalıştığını test edin, sonra DNS'i çevirin. Bu, mevcut bir siteyi taşırken de aynen geçerlidir; ayrıntılar web sitesi taşıma yazısında.
"SSL aldım ama site hâlâ güvensiz diyor." Neredeyse her zaman karma içerik sorunudur: sayfa HTTPS ile açılıyor ama içindeki bir görsel veya betik hâlâ http:// ile çağrılıyor. Tarayıcı konsolu size hangi dosya olduğunu tam olarak söyler.
"E-postalar gitmiyor." Yeni kurulumda ilk şüpheli SPF eksikliğidir, ikinci şüpheli sunucunun 25. portunun kapalı olmasıdır. Gönderim testini panelden değil, gerçek bir dış adrese yaparak deneyin.
Sıkça Sorulan Sorular#
Alan adı ve hostingi aynı yerden almak zorunda mıyım#
Hayır, zorunlu değil. Alan adını bir firmadan, hostingi başka bir firmadan alıp nameserver ayarıyla ikisini birleştirebilirsiniz; bu tamamen standart bir kullanımdır. Aynı yerden almanın tek avantajı yönetim kolaylığıdır: fatura, yenileme ve destek tek panelde toplanır, DNS bağlantısı da çoğu zaman otomatik kurulur. Ayrı yerlerden alacaksanız, nameserver bilgilerini elinizde tutmanız ve yenileme tarihlerini iki ayrı yerde takip etmeniz gerekir.
Siteyi yayına almak toplamda ne kadar sürer#
Teknik adımların tamamı, deneyimli birinin elinde bir ile üç saat arasında biter. Süreyi uzatan şey işlem değil, bekleme süreleridir: DNS propagasyonu için 24 saate kadar tampon bırakmak gerekir ve .tr uzantılarında belge doğrulaması birkaç iş günü sürebilir. İçerik ve tasarım hazır olduğu varsayılırsa, güvenli bir plan alan adı kaydından yayına kadar bir haftadır. Lansman tarihi belliyse geriye doğru sayarak DNS değişikliğini en az iki gün öne alın.
SSL sertifikasını mutlaka satın almam gerekir mi#
Hayır, standart bir web sitesi için ücretsiz sertifika tamamen yeterlidir. Let's Encrypt sertifikaları, ücretli DV sertifikalarıyla aynı şifreleme gücünü ve aynı tarayıcı güvenini sağlar; tek farkları geçerlilik süresinin kısa olması ve bu yüzden otomatik yenilenmeleridir. Ücretli sertifikaya ihtiyaç duyduğunuz durumlar sınırlıdır: kurum kimliğinin doğrulandığı OV/EV sertifikalar veya çok sayıda alt alan adını kapsayan wildcard ihtiyaçları. E-ticaret sitesi olmanız tek başına ücretli sertifika gerektirmez.
Nameserver değiştirdiğimde e-postalarım kesilir mi#
Kesilebilir, ve bu en sık yaşanan kayıplardan biridir. Nameserver değişikliği DNS yönetimini komple yeni sağlayıcıya taşır; eski panelde tanımlı MX, SPF ve DKIM kayıtları yeni panele otomatik kopyalanmaz. Değişiklik öncesi mevcut tüm DNS kayıtlarınızın ekran görüntüsünü veya dig çıktısını alın, yeni panelde birebir yeniden tanımlayın, ancak ondan sonra nameserver'ı çevirin. Bu hazırlığı yaparsanız kesinti yaşanmaz.
İlk sitem için paylaşımlı hosting yeterli olur mu#
Evet, yeni açılan sitelerin büyük çoğunluğu için paylaşımlı hosting fazlasıyla yeterlidir. WordPress, WooCommerce veya benzeri PHP tabanlı bir kurulum yapıyorsanız ve günlük ziyaretçi sayınız birkaç bini geçmiyorsa, sunucu kiralamanın size getireceği tek şey ek yönetim yüküdür. Sunucuya geçmeniz gereken gerçek işaretler şunlardır: root erişimi isteyen bir yazılım kurma zorunluluğu, sürekli CPU limitine takılma, veya paylaşımlı ortamda çalıştırılamayan arka plan süreçleri. Bu sinyaller gelmeden geçiş yapmayın.
Site açıldıktan sonra ilk hafta ne yapmalıyım#
İlk hafta üç iş vardır: yedeklemenin gerçekten çalıştığını bir geri yükleme testiyle doğrulamak, Google Search Console'a siteyi eklemek ve site haritasını göndermek, ve e-posta gönderimlerini izlemek. Ayrıca sitenin bir izleme (uptime) aracına eklenmesi iyi olur; siteniz kapandığında bunu ziyaretçiden değil bir bildirimden öğrenmek istersiniz. Bu üçü tamamlandıktan sonra içerik üretimine odaklanabilirsiniz.
Alan adını başkası almışsa ne yapabilirim#
Önce WHOIS sorgusuyla kaydın ne zaman bittiğine bakın; süresi yakında doluyorsa yenilenmeme ihtimaline karşı takibe alabilirsiniz. Kayıt aktifse ve site yayında değilse, WHOIS'teki iletişim adresine makul bir satın alma teklifi gönderebilirsiniz. Marka hakkınız varsa ve alan adı kötü niyetli biçimde tutuluyorsa hukuki yol da mümkündür, ancak bu süreç uzundur. Pratikte en hızlı çözüm, farklı bir uzantı ya da kelime kombinasyonuyla ilerlemektir.
Kapanış#
Sıfırdan web sitesi açma işi, listelendiğinde uzun görünen ama sırası doğru kurulduğunda birkaç saatte biten bir süreç. Zinciri hatırlayın: alan adı ve hosting paralel alınır, DNS ikisini birleştirir, SSL DNS'i bekler, e-posta da DNS'e bağlıdır, içerik ise altyapı hazır olduğunda yüklenir. Sıralamayı bozan her deneme, ya doğrulama hatasıyla ya da propagasyon beklemesiyle sizi geri döndürür. Lansman tarihi belliyse geriye doğru sayın ve DNS'e dokunacağınız günü en az iki gün öne alın.
Bu adımları tek tek kendiniz yürütmek istemiyorsanız, alan adı kaydı, hosting ve SSL'i tek panelde toplamak süreci belirgin biçimde kısaltır: alan adınızı domain kayıt sayfasından alıp paylaşımlı hosting paketlerinden biriyle eşleştirdiğinizde DNS bağlantısı ve ücretsiz SSL kurulumu otomatik yapılır, kurumsal e-posta hesaplarınızı da aynı panelden açarsınız. Mevcut bir siteyi başka yerden getiriyorsanız site taşıma hizmetiyle DNS geçişini kesintisiz planlayabilirsiniz.